Bizdeki Çöp Surat’lar

Demokrasi son derece ciddi bir iştir ama zaman zaman insanın karşısına öyle tablolar çıkarır ki, bütün o anayasa, parlamento, seçim sistemi ve siyasi sorumluluk tartışmalarının ortasında gülümsemeden edemezsiniz.
İngilizler bu konuda oldukça zengin bir geçmişe sahip. 1987 seçimlerinde Margaret Thatcher’ın karşısına, kafasında Darth Vader’ı andıran bir kova bulunan Lord Buckethead, yani Lord Kova Kafa diye biri çıkmış, Birmingham’ın yıkılarak yerine uzay limanı yapılması gibi vaatlerle 131 oy toplamıştı.
Amerika’da yıllardır çeşitli seçimlere katılan Vermin Supreme ise her Amerikalıya bedava midilli vaat ediyor. Brezilya’da iş daha da ileri gitmiş, 1958’de São Paulo seçmeni siyasetçilerden duyduğu hoşnutsuzluğu göstermek için Cacareco isimli bir gergedana 100 binden fazla protesto oyu vermişti.
İngiltere’de bu geleneğin bugünkü temsilcisi ise kendisini galaksiler arası bir savaşçı olarak tanıtan ve kafasında çöp tenekesine benzeyen bir maske taşıyan Count Binface, yani Çöp Surat Kontu. Daha önce Başbakanlar Boris Johnson ve Rishi Sunak’ın karşısında seçimlere giren Binface’in vaatleri arasında trenlerde çalışan Wi-Fi, çocukluğumun en önemli ödüllerinden 99 Flake dondurmanın gerçekten 99 pence olması, Thames Water şirketi yöneticilerinin Thames Nehri’nde yüzmesi, milletvekili maaşlarının hemşire maaşlarına endekslenmesi, kruvasan tavan fiyatının 1,10 sterlin olarak belirlenmesi ve toplu taşıma araçlarında cep telefonlarının hoparlörden kullanılmasının yasaklanması gibi uçuk öneriler var.
Fakat dün yapılan ve sonuçlarına bu sabah uyandığımız Clacton bölgesi milletvekilliği ara seçimini ilginç hale getiren, Count Binface’in bu kez Nigel Farage’ın karşısına çıkması oldu.
Farage, milyarder Christopher Harborne’dan aldığı 5 milyon sterlinlik kişisel hediyeyi gerektiği şekilde beyan etmediği iddialarıyla başlayan tartışmanın ardından milletvekilliğinden istifa ederek yeniden aday olmayı tercih etti. Kendisine yönelik suçlamaları reddeden Farage’ın hamlesi aslında son derece açıktı: Parlamentoda ve kamuoyunda devam eden tartışmayı sandığa götürmek ve seçimi kazanması halinde ortaya çıkacak sonucu siyasi bir aklanma olarak kullanmak.
İşçi Partisi, Muhafazakârlar ve Liberal Demokratlar ise Farage’ın kendi yarattığı bu referanduma meşruiyet kazandırmak istemediklerini belirterek aday göstermediler. Böylece normal şartlarda İngiltere’nin büyük partilerinin yarışacağı bir seçim, Farage ile siyasetin absürtlüğünü temsil eden Çöp Surat Kontu arasında tuhaf bir mücadeleye dönüştü.
Sonuçta Farage 22 bin 239 oyla yeniden milletvekili seçilirken Count Binface 9 bin 455 oy aldı ve yüzde 27’ye yakın oyla ikinci oldu.
Farage, göç karşıtı siyasetin İngiltere’deki en sert temsilcilerinden biri. Onu faşist olarak nitelendirenlerin sayısı da az değil.
Biz de 114 gün sonra sandığa gideceğiz. Adaylar ortaya çıkacak. Evet, Çöp Surat Kontu kadar absürt olmayacaklar ama bırakın Meclis’e girmeyi ya da belediye yönetmeyi, kendi kendilerini idare etmekten aciz olanların da karşımıza çıkıp oy isteyeceklerini göreceğiz. En abuğundan en subuğuna, saçmalığın zirvesindeki seçim vaatlerini de dinleyeceğiz.
Olmayan işler olmuş gibi anlatılacak, olmayacağını kendilerinin de bildikleri işler olacakmış gibi ödenekli sosyal medya maşaları üzerinden gözümüze sokulacak. Belki bizim seçimlerde Count Binface yok ama zaman zaman manifestolarına bakınca onun yokluğunu da pek hissetmeyeceğiz.
Üstelik Binface’in en azından bir avantajı var: Saçma bir şey söylediğinde bunun şaka olduğunu herkes biliyor. Bizdeki Çöp Suratlar ise son derece ciddi.




























