İyi ki Gazeteciyiz

Dün güzel bir gündü.
Tedirginlikle beklediğim birkaç güzel haber sonunda geldi.
Kızım Fidel burda. Artık mezuniyet için gidecek. Oğlum Demir’in son kalan ve grevlerden dolayı bir türlü yapılamayan iki sınavının iyi geçtiği haberini aldım.
Başlattığım bireysel gazetecilik serüveni, dostlarım, izleyicilerim ve okuyucularım sayesinde adım adım ilerliyor. Koltuksuzluk ve dolayısıyla patronsuzluk, her gazetecinin bir gün tatması gereken bir duygu sanırım. Şimdilik keyfim yerinde.
Eski patronlar alınmasın; söylediklerimin onlarla ilgisi yok. Sanırım tüm eski patronlarıyla hâlâ muhabbetli olan az sayıda kişiden biriyim.
Dün ayrıca özel bir gündü.
Gazeteci dostlarla aylık Salı buluşmamızı, birkaç ay gecikmeli de olsa gerçekleştirdik. Klasik olarak Zekai’nin yerinde oturduk. Rahmetli Zekai Abi’yi andık ve toplamda en az 250 yıllık mesleki tecrübeyi harmanlayarak bugünleri konuştuk. Kimin derdi var, baktık. Dayanıştık. Masaya gelen güzel haberlere birlikte sevindik.
“Eski meslektaşımız” demeye dilimizin varmadığı CTP Milletvekili Sami Özuslu da her zamanki gibi masanın değişmeyen isimlerinden biriydi. Çünkü gazetecilik, vekil mazbatasıyla vücuttan çıkmayan bir illettir.
Ekmekçi’nin Ulaş ile didişmesine güldük. Cenk ile Serhat’ın, Ersin Tatar’ın açtığı davayı kazanmalarına kadeh kaldırdık. Levent’in iğneli yorumlarını ve ince göndermelerini dinledik. Aytuğ’un bıyık altı gülüşlerinden çıkan sessiz mesajları aldık. Ali’nin anekdotlarından sükûnet dersi çıkarmaya çalıştık.
Mesleği konuştuk. Nereye gittiğimizi konuştuk.
Biraz hüzün vardı ama yine de beraber olmak iyi geldi. Dedim ya, güzel bir gündü her şeye rağmen.
Fotoğraf çektik, sosyal medyada paylaştık. Gelen yorumlar hem mahcup etti hem gururlandırdı. Sağ olsunlar.
“İyi ki gazeteciyiz” dedirtti.
Zorluğuyla, baskısıyla, susturma çabalarıyla… İşten çıkarmalar, davalar… Şimdi de sosyal medya üzerinden yapılan planlı saldırılar… Zaman zaman insanı meslekten soğutuyor. Ama işte böyle buluşmalar, bizi birkaç basamak daha yukarı çıkacak güçle donatıyor.
Meslek örgütleri Başbakanlık önünde bir eylem yaptı. Katılımın az olması ve eylemin sendikaların protestosu içinde erimesi üzücüydü. Sendikalar hayat pahalılığı ödeneği için oradaydı, gazeteciler basın özgürlüğü için. İki farklı mesele aynı tencerede kaynamıyor.
İyi niyetle çakıştı diyelim.
Ama yine de daha organize olmak şart. Buna rağmen, mesleği korumak adına atılmış bir adım olarak selamlıyorum.
Çünkü mesleği korumak ve bizden sonrakilere bırakmak, bu ortamda onu icra etmekten daha zor görünüyor.




























