Rasıh Reşat: Barış isteyenlere barışçı, savaş isteyenlere savaşçı Başkan

New York’ta Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’la üçlü görüşme yapmak istediğinizi söyleyeceksiniz. Görüşmenin sonuç üretmesi için gerekli koşulların oluşmadığını belirten Erhürman’dan, “görüşmüş olmak için görüşmem” ilkesini dünyanın gözü önünde bir kenara bırakmasını bekleyeceksiniz. Ardından María Ángela Holguín’in açıklamasında görüşmenin yapılmamasının özellikle Türk tarafının tercihi olarak yer almasını, Erhürman’ı adeta sanık sandalyesine oturtmak için kullanacaksınız. Birkaç gün sonra da 1 Ekim’deki askeri geçitte silahlarınızı ve bölgedeki ortaklarınızı Güney Lefkoşa sokaklarında sergileyeceksiniz.
Rum yönetiminin bu yılki geçit töreninin her yıl yapılandan daha büyük olması bekleniyor. Daha fazla birlik, silah sistemi ve hava aracının yer alacağı törende Mısır askerleri yürüyecek; Mısır’a ait bir nakliye uçağı ile Yunanistan’a ait iki F-16 uçuş yapacak. İsrail yapımı Barak MX hava savunma sisteminin de ilk kez sergilenmesi öngörülüyor.
Bir ayrımı doğru kuralım: Törene İsrail askerlerinin katılacağına ilişkin bir bilgi yok. Fakat ortaya çıkacak görüntüde Yunanistan ve Mısır’ın askeri unsurları ile İsrail’den alınan bir hava savunma sistemi yan yana duracak. Üstelik bunlar, Kıbrıslı Türklerin de kurucu ortağı olduğu Cumhuriyet’in 66’ncı yılı adına sergilenecek.
Rum yönetimi, Türkiye’nin karşısında hesaba katılması gereken bir askeri aktör olarak görülmek istiyor olabilir. Fakat bu hedefe başka ülkelerin askerlerini, uçaklarını ve silahlarını bir geçit töreninde bir araya getirerek ulaşmaya çalışmak, Kıbrıs için son derece tehlikeli bir yol. Altmış altıncı yıldan 666’ya uzanan “şeytanca” esprisi bir yana, bu görüntü zaten yeterince kaygı verici.
Şimdi birileri Türkiye’nin askeri unsurlarının 20 Temmuz törenlerinde yer aldığını hatırlatacaktır. Elbette hatırlatsınlar. Güneyde Yunan askeri varlığı da zaten vardı. Onlar zaten katılıyordu. Benim dikkat çektiğim, bu yıl Mısır’ın askeri birlik ve uçakla tabloya eklenmesi ve İsrail yapımı sistemin de aynı törende kamuoyuna gösterilecek olmasıdır. Bu görüntüyü geçmiş yıllardaki geçitlerin basit bir tekrarı sayamayız.
Nikos Hristodulidis, New York’ta çözüm isteyenlere çözümcü Başkan görüntüsü veriyor; Güney Lefkoşa’da ise askeri güç görmek isteyenlere savaşçı Başkan görüntüsü hazırlıyor. Bir yandan da 2028 seçimlerini konuşmak için henüz erken olduğunu söylüyor. Belki öyledir. Ama bu iki ayrı kitleye aynı anda seslenme çabasına bakınca, insan onun seçimlere şimdiden oynadığını düşünmeden edemiyor.
Benzer haberler
Haber
PASHA GROUP GIRNE YARI MARATONU TAMAMLANDI!
SOSYAL HİZMETLER İLE TELSİM ARASINDA İŞ BİRLİĞİ
DİNÇYÜREK’TEN UBP’NİN 51. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ MESAJI
CTP’DE ADAY BELİRLEME HEYECANI: OY VERME BAŞLADI
''HİÇBİR KIZ ÇOCUĞU HAYALLERİNDEN VAZGEÇMEK ZORUNDA KALAMSIN''
SAVAŞAN: UBP’Yİ 100. YILINA YENİ VİZYON VE YENİ PROJELERLE ULAŞTIRACAĞIZ




























