Rasıh Reşat: Dönüyoruz işte…

İstanbul – Birkaç gündür İstanbul’dan sesleniyorum. Anlattığım gibi, Babıali Toplantısı’na katılan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı izlemek için Levent Kutay, Hüseyin Ekmekçi ve Selim Sayarı ile birlikte buradaydık.
Tabii İstanbul’a sadece biz dördümüz gelmedik. Galatasaray’ın Juventus karşısındaki müthiş galibiyetini izlemek için gelen yüzlerce Kıbrıslı Türk Cimbom taraftarıyla neredeyse her noktada karşılaştık.
Bu yazıyı dönüş yolunda yazıyorum. Levent Kutay, Starbucks’tan aldığı kapuçinoyu hem tadı hem de fahiş ücreti nedeniyle homurdanarak yudumluyor; biz de Sabiha Gökçen Havalimanı’nda zar zor bulduğumuz, bir ayağı kısa masanın sallantısı eşliğinde oturuyoruz.
Evet, birkaç gün İstanbul’daydık. Uzaktan memlekete baktık. Olan bitene anlam vermeye, mantık bulmaya, olabilecekleri önceden görmeye çalıştık. Ama orada olmak gibi değil asla.
Levent’le sohbet ediyoruz.
Dönüşümüzde bizi ne bekliyor?
Cumhurbaşkanı artık ülkede olduğuna göre, Meclis’i açma yetkisi yeniden Ziya Öztürkler’e geçecek. Anayasa Mahkemesi’ne götürülmesi hâlinde muhtemelen geri dönecek olan Telekom anlaşmasının onay yasası, Meclis’te yeniden hararetli tartışmalara sahne olacak.
CTP ve bağımsızlar sert eleştiriler yöneltecek. İmzacı Ünal Üstel değil ama bu puslu havaları seven Erhan Arıklı, eleştirileri göğüsleyip kavgayı verecek ve “Bakın, herkes kaçıyor; kavgayı tek başıma ben veriyorum” mesajını vermeye devam edecek.
Elbette dönüşümüzde, Yeni CTP’nin Meclis performansı ve muhalefetinin şiddeti de değerlendirilecek. Ancak parti içinde hem iktidara yürüyüşteki tökezleme sinyalleri hem de Sıla Usar’ın genel başkan olup hâlâ lider olamadığını düşünenlerin kapalı kapılar ardında yaptığı yorumlar, bugün değilse yarın gün yüzüne çıkacak.
Ulusal Birlik Partisi ise bildiğiniz gibi… İstanbul’a giderken karışıktı, oradayken karışıktı, dönüyoruz yine karışık. Türk Telekom meselesi, UBP içindeki kafa karışıklığını bir kez daha tescilledi.
Hasan Taçoy da haliyle rahat durmuyor. Kurultayın tamamlanamadığını, bu nedenle kurultayını tamamlayamayan bir partinin seçimlere katılmasının yasal olarak mümkün olmayabileceğini söyleyerek UBP’nin seçimlere katılamama riskinin doğduğunu artık açık açık ifade ediyor. Bakalım ne olacak.
Sonra, sahte diploma davasının ilk zanlısı olmamasına rağmen dosyası hızlandırılmış yargılamayla en üste çıkarılan ve artık Ağır Ceza’da yargılanacağı kesinleşen Fatoş Ünal Juju davası var. Hukukçulara göre Mart ayının ilk günlerinde ilk kez Ağır Ceza Mahkemesi önüne çıkacak olan Ünal’ın yargılanması normal şartlarda bu adli yıl içinde tamamlanmaz. Ancak yeni bir hızlandırma kararı gelirse, o başka…
Levent’le hemfikir olduk. Aile olmasa, dönülecek gibi değil buralardan.
Ama dönüyoruz işte.




























