Rasıh Reşat: MAGA öldü!

MAGA neydi? Donald Trump’ın, “Ben özellikle Amerika’nın dışındaki topraklarla ilgilenmeyeceğim. Oradaki savaşlara girmeyeceğim. Var olanları bitireceğim ve Amerika Birleşik Devletleri’ni yeniden muhteşem yapacağım” dediği seçim sloganıydı. Make America Great Again. Amerika’yı Yeniden Muhteşem Yap.
İşte o öldü.
Ben söylemiyorum. Bunu İngiliz gazeteci ve Trump’ın yakın dostu Piers Morgan söylüyor. Başka ne söylüyor?
“İran savaşı muhtemelen her iki başkanlık dönemimin en büyük yanlış hesabı” olarak nitelendiriyor ve savaşın hesaplandığından daha uzun sürmesiyle artık bu savaştan kolay bir çıkış yolu olmadığını ifade ediyor.
Peki, Amerika’nın dışıyla, özellikle de savaşlarla ilgilenmeyeceğini kampanyasında bağıra bağıra söyleyen ve şimdi söylediklerinin tam tersini yapan, hatta savaş açılabilecek en tehlikeli ülkeye karşı harekete geçen Trump’ın yaptığı nedir?
Asıl soru bu.
Ha, bu yazıda buna cevap bulacağınızı sanıyorsanız okumayı bırakın. Çünkü sanırım bunun yanıtını ben değil, Donald Trump’ın kendisi bile veremez. Yanıt arıyordur. “Bibi biz ne yaptık? Hani erken bitecekti. Hamaney gidecek dertler bitecekti” diye Netanyahu’ya soruyordur, ama İsrail Başbakanı da ölü taklidi yapıyor. Sonra da canlı olduğunu kanıtlamak için canını dişine takıyor.
Trump’tan önceki Amerikan başkanlarına İsrail’in “Hadi İran’ı vuralım” demediğini düşünmüyorum. Ama o başkanların, “Bibi sen deli misin? Böyle bir savaş Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına, petrol fiyatlarının uçmasına, İran’ın ambargolar altında yaşamaya alışmış olması ve sığınaklara girmeyi reddedecek kadar ölüme hazır olması gibi unsurlar nedeniyle kontrol edilemez sonuçlar doğurur. Saçma sapan önerilerle gelme” demediklerini de sanmıyorum.
Trump bu arada son derece yalnız kaldı.
NATO’nun “Trump savaşı” için kurulmadığını İngilizler ve Almanlar açık açık söylemeye başladı. Diğer ülkeler ise adeta şunu diyor: “Bu belayı sen başına açtın. Bize sormadın. Şimdi bizden ne yüzle yardım istiyorsun? Neden sana yardım etmek zorunda olalım?”
Başka bir şey daha söyleyeyim.
İran dediğiniz ülke, petrol temelli uluslararası siyaseti en iyi yöneten ülkelerden biri olmuştur. Sadece bu rejim değil, Şah döneminde de petrol üretimi, fiyatlandırması ve nakliyesi konusunda ABD’yi dengeleyebilen bir güçtü.
İran’ın elinde ciddi miktarda petrol, Çin ve Rusya gibi önemli müşteriler ve Hürmüz Boğazı gibi stratejik bir koz varken, Trump’ın Netanyahu’ya kanıp bu savaşı başlatmasının, tam anlamıyla burnunun ötesini görememek olduğunu söyleyenlerin sayısı hızla artıyor.
Hatta yine Trump’ın 20 yıllık yakın dostu ve sadık destekçisi olduğu bilinen Carrie Prejean Boller, ülkenin işgal altında olduğunu ve ABD hükümetinin yabancı bir devlet tarafından yönlendirildiğini ifade etti. Ve “MAGA is dead” ifadesini defalarca, üstüne basa basa tekrarladı.
Şimdi durumu bir özetleyelim.
Trump, Amerikalılara “Amerika’yı yeniden muhteşem yapacağını” söyledi. Savaşları bitireceğini, dışarıdaki askerleri geri getireceğini anlattı ve seçimi kazandı. Ancak seçildikten kısa bir süre sonra ipleri Benjamin Netanyahu’nun eline verdi ve İran gibi bir ülkeyi vurdu. Bunun için kendi taraftarları bile kendisini tanıyamadıklarını söylüyorlar.
Evet, galiba MAGA tam manasıyla öldü.




























