Rasıh Reşat: Seçim Havasına Girdik. Son 116 Gün

Eeee, artık seçim havasına girdik. Havalar sıcak ama belli ki daha da ısınacak.
Birkaç ay öncesine dönüp baktığımızda, beklenen bazı çöküşlerin de patlamaların da gerçekleşmediğini görüyoruz. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin ortalığı kasıp kavuracağı bir seçim süreci bekleniyordu; en azından şimdilik o momentum yokmuş gibi bir hava var. Ulusal Birlik Partisi için ise neredeyse “küme düşecek Anadolu takımı” görüntüsü çizildiği günlerden pek eser kalmadı. Bütün yaşananlara rağmen siyasi arena yine iki büyük parti etrafında şekilleniyor.
Ancak bu, küçük partilerin önemsizleştiği anlamına gelmiyor. Tam tersine, ne Demokrat Parti’nin ne Yeniden Doğuş Partisi’nin ne de Toplumcu Demokrasi Partisi’nin şu aşamada ciddi bir baraj sorunu varmış gibi görünüyor. Dolayısıyla seçim gecesi ortaya çıkacak tablo, yalnızca “Birinci parti kim olacak?” sorusundan ibaret olmayacak. Belki daha önemli soru, kimin hangi koalisyon seçenekleriyle hükümet kurabilecek sayıya ulaşacağı olacak.
Bir de karma meselesi var. Karma oy sistemi kalkacak mı? Henüz bilmiyoruz, çünkü koalisyon ortakları arasında bu konuda bir mutabakat oluşmuş değil. Aslında mutabakatın oluşup oluşmamasını belirleyecek olan da biraz “Karma bana yarar mı, yaramaz mı?” hesabı. Herkes kendi hesabını kitabını tamamladıktan sonra karmanın kaderi de biraz daha netleşecek gibi görünüyor.
Malum billboard krizi de hükümet ortakları arasındaki ilişkilerin küçük bir fragmanıydı. Hükümetin icraatlarının neredeyse tamamının UBP tarafından sahiplenilmesi, küçük ortaklar DP ve YDP tarafından dişler gıcırdatılarak karşılandı ama beklenen büyük kavga çıkmadı. Sanırım iki parti de asıl yanıtını seçim sathımailine girildiğinde verecek.
Sol tarafta da işler çok sakin görünmüyor. Cumhuriyetçi Türk Partisi ile Toplumcu Demokrasi Partisi arasında Cumhurbaşkanlığı seçiminden kaldığı anlaşılan bir “borç-alacak” meselesi, Lefkoşa Türk Belediyesi adaylığı tartışmasıyla ağızlarda buruk bir tat bıraktı. O nedenle bazı bölgelerde iş birliği yapılsa bile seçim meydanındaki söylemlerin “sol” içerisinde de sertleşmesi şaşırtıcı olmayacak.
Hazır Lefkoşa demişken, YDP Lefkoşa Türk Belediyesi başkan adayını belirleyip açıkladı. Nedenini sorduğumda aldığım cevap ilginçti: “Başkenttir, amiral gemisidir. Burada aday göstermeyen parti sayılmaz.” CTP tavrını zaten ortaya koydu, YDP adayını açıkladı. Demokrat Parti’den ise Lefkoşa konusunda henüz ses yok.
Ama seçim Lefkoşa’dan ibaret değil. Gazimağusa’da Koral Bozkurt, oyunun seyrini değiştiren bir aday haline geldi. Onun adaylığıyla birlikte oradaki hesapların yeniden yapılmaya başlandığı açık. Dolayısıyla Gazimağusa da oldukça ilginç gelişmelere gebe.
Bu seçimde çok şey mi değişecek, yoksa sandıklar açıldığında aslında hiçbir şeyin değişmediğini mi göreceğiz, şimdiden kestirmek zor. Birkaç ay önce CTP için çizilen tabloyla bugünkü hava aynı değil. Aynı şekilde birkaç ay önce UBP için yapılan değerlendirmelerle bugünkü durum arasında da ciddi fark var.
Artık sürekli seçim yazıp konuşacağımız kesin. Çünkü 6 Aralık hala uzak bir tarihmiş gibi görünse de kalan gün sayısı topu topu 116. Tabi genel seçim ile yerel seçimin aynı gün yapılıp yapılmayacağı resmi olarak netleşmediğini de buraya not edelim.
Yazacak konuşacak yüzlerce vekil adayı, onlarca belediye başkan adayı olacak.
Adaylar, ittifaklar, karma hesapları, parti içi kavgalar ve koalisyon senaryoları derken o 116 günün nasıl geçeceğini muhtemelen anlamayacağız.
Benzer haberler
Haber
Arıklı: “Önümüzdeki dönem Çalışma Bakanlığı’nı da talep edeceğiz”
CTP, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’ni ziyaret etti
Rahvancıoğlu: Mare Monte'nin halkın kullanımında kalması için bütünlüklü bir proje hazırlıyoruz
Savaşan: UBP milletvekili adaylarını 24 Ekim’de elektronik oylamayla belirleyecek
BAKANLIK: GENÇ KADININ DURUMUNU YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
ARUCAD öğretim üyesi Uzman’ın tasarımı “Cup Design Call” kitabında yer aldı




























